Türkiye Özel Dedektif

türkiye özel dedektif

TÜRKİYE’DE DEDEKTİF

Türkiye’de özel dedektif kamu otoritelerinin ya da özel kişilerin içeriğine bakmadığı gerekçesiyle, yasal bir dayanağı olarak, zorunlu bir biçimde, Anayasaya aykırı olmadan veri trafiğini izleme ve bundan bazı sonuçlar çıkarma ve en önemlisi bunları hukuka uygun delil olarak kullanma, ceza muhakemesinde kullanma hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bu durum dedektiflik hizmetlerine göre 1993 tarihinde yürürlüğe giren yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince, bu yasanın uygulandığı yargılamalar açısından da geçerlidir. Yine benzer şekilde özel dedektif çalışanına belirli hususları açıklama yönünde bir görev yüklendiğinde, yasa hükmünün yerine getirilmesi bir hukuka uygunluk nedeni oluşturacak, bunun yerine getirilmemesi ise görevin yerine getirilmemesi nedeniyle suç oluşturacaktır.

Türkiye’de özel dedektif bildirimine yönelik bazı hükümleri gereğince kişisel verilerin verilmesi suç oluşturmayacaktır. Buna göre bu tür bilgilerin veri halinde sistemlere yüklenebilmesi için açıklandığı gibi yasadan kaynaklanan bir yetkinin ya da ilgili kişinin izninin bulunması gerekmektedir. 135. maddenin 2. fıkrasının gerekçesinde özellikle suçla mücadele bağlamında kişilerin ahlaki eğitimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgilerin kaydedilmesinin yasayla hukuka uygunluk nedeni olarak düzenlenebileceği ifade edilmektedir. Özel dedektif bürolarına göre; kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine ve ırki kökenlerine ilişkin bilgilerin kayda alınması her ne suretle olursa olsun bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilecektir.

Türkiye dedektiflik büroları

Bu bağlamda belirtmeliyiz ki; özel dedektif büroları, dedektiflik ve bunların yardımcıları ile diğer tüm dedektifler meslek veya sanatları mensuplarının, bu sıfatları dolayısıyla müşterileri ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler dolayısıyla TCK gereğince tanıklıktan çekinme hakları bulunmaktadır. Türkiye’de özel dedektif bürolarının tanıdığı çekinme sebebi olmasına ve müşterilerinde tanıklığa ilişkin rızasının bulunmamasına rağmen dedektifliğin tanıklık yapması durumunda mahkeme, kişisel verilerin açıklanması suçunu işlemiş olacaktır. Nitekim dedektiflik mesleği mensuplarına sıfatları dolayısıyla ilişkide oldukları müşterilerin ve bunların yakınlarına ilişkin ceza soruşturması ve kovuşturmasında bilirkişilikten çekinme hakkı tanınmıştır.

Türkiye özel dedektif büroları dedektiflerinin, tanık ya da bilirkişi olarak mahkemeye çağırıldığında olayın meslek sırrı olduğunu ileri sürerek bu görevlerinden çekilebileceğini öngörülmüştür. Yine bu başlık altında değinmek istediğimiz bir başka olasılık ise özel dedektiflik görevlilerine çalıştıkları kurumlar tarafından verilen istihbarat bilgileri ya da yetkiler kurumun yetkili amiri veya denetimle görevli kişileri tarafından el konulması ve içindeki verilerin incelenmesi ve kaydedilmesi durumudur. Bu Türkiye’de dedektif konusunda, iki farklı görüş bulunmaktadır. Bu görüşlerin ilkinde söz konusu yetkilerin veya istihbaratların iş için verildiği ve içinde kişisel veri olsa dahi incelenebileceğidir.

Diğer görüşler

Bu konudaki diğer görüşler ise söz konusu istihbaratların özel dedektiflik hizmetlerine veriliş amacı iş ile ilgili de olsa bunların kullanım alanının yalnızca işle sınırlanmasının mümkün olmadığı, bunlarla mutlaka kişisel iletişimin ya da işlemlerin yapıldığı, kişisel verileriyse rıza yada mahkeme kararı olmaksızın el konulmasının ve ele geçirilmesinin mümkün olmadığıdır. Türkiye’de özel dedektif çalışanları ikinci görüşte ileri sürülen görüşleri de dikkate almakla birlikte esasen birinci görüşe katılmaktadır. Zira kamu görevlisine verilen bilgileri özel işlerini yapması için değil, göreviyle ilgili işlerini yapması için verilmektedir. Kişi bu araçlarla dilerse ve işini aksatmamak şartıyla tabi ki kişisel işlerini de yapabilir. Ancak kendisine kullanmak üzere verilen bu araçların daima denetlenebileceğini ve içinde kişisel verisinin olduğunu itirazını ileri süremeyeceğini bilmelidir. Özel dedektiflik çalışmalarına göre bu durum özel sektörde işçi-işveren ilişkileri açısından da kabul edilmelidir.

Söz konusu hukuka uygunluk nedenleri 136. maddede düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu açısından da geçerlidir.