Dedektiflik İçin Kanun Maddeleri

dedektif için kanun maddeleri

DEDEKTİF İÇİN KANUN MADDELERİ

Dedektif için kanun maddeleri, burada değinmek istediğimiz bir diğer durumsa Anayasanın içerisinde düzenlenen sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi konusudur. Özel istihbarat toplamanın gizliliği ve dedektif çalışmalarında kişisel verilerin korunması birbiriyle sıkı bağları olan iki kavramdır. Gelişen dedektiflik teknolojileri, verilerin izlenmesi, toplanması, saklanması, maliyetlerinin düşmesi ve kolaylaşmasının iletişimin içeriğinin dinlenmesi yanında yeni tartışma noktalarının çıkmasına da neden olmaktadır. Özel dedektiflik hizmetinin içeriği yanında, özel iletişime ilişkin çeşitli verilerin kaydedilmesi de önemli bir sorundur.

Bu bağlamda dedektif için kanun maddeleri, doğrudan içeriğinin yani konuşulmasının değil, bu maddelerin yürürlüğe girmesinin ve dedektiflerin kişiyi takip ederken ne sıklıkla, kiminle ne kadar süreyle, ve nerede konuşulduğunun son derece önemli olduğu ve birçok ceza davasında bunların delil olarak şüpheli/sanığın önüne koyulduğu görülmektedir. Bunun bir benzeri özel dedektiflik bürolarının uğraştığı suçlar veya herhangi bir araç kullanılarak işlenen suçlarda, elektronik cihazlar veya fiziki yollarla işlenen suç açısından söz konusu olmaktadır.

Soruşturma ve Kovuşturma

Bu bağlamda birçok soruşturma ve kovuşturmada mahkemelerce verilen adres tespiti kararlarında ‘‘karar öncesi’’ GSM operatörleri tarafından kayıt edilen sinyal bilgilerinin delil olarak istenildiği, hatta bazı soruşturma ve kovuşturmalarda ise böyle bir mahkeme kararı olmaksızın dahi söz konusu verilerin dosyaya delil olarak dedektif tarafından konulduğu görülmektedir. Dedektif için kanun maddeleri, öncelikle ifade etmeliyiz ki; maddelerin verdiği izinler kadar cep telefonu sinyal bilgileri de kişisel veri niteliğindedir ve bunların kayıt altına alınması ancak yasa ile yapılan bir düzenlemenin buna izin vermesi ile olur.

Dolayısıyla kişilerin talebi/rızası dışında, kovuşturma ve soruşturma olmaksızın bunları kayıt eden tüm GSM şirketleri TCK’nın 135. maddesinde tanımlanan kişisel verilerin kayıt edilmesi suçunu işlemektedir. Bu konuda bir yasal düzenleme yapılması halinde dahi bunun Anayasa ve insan haklarına uygunluğu ayrı bir tartışma konusu olacaktır. Dedektif düşüncesine göre; öte yandan bunun bir mahkeme kararıyla geçmişe yönelik istenmesi de şirketler açısında yaptıkları eylemleri dedektif için kanun maddeleri tarafından hukuka uygun hale getirilmeyecektir, zira mahkemelerin de geçmişe yönelik böyle bir karar alma hakları yoktur, Anayasanın 135. maddesinde geçmişe yönelik böyle sinyal bilgilerinin istenebileceği ve değerlendirilebileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.

Kişisel veriler

Dolayısıyla kişisel verilere zarar oluşturmaktadır, şirketlerin bu sinyal bilgilerini mahkemeye vermekle ayrıca TCK’nın 136. maddesinde tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme suçunu da işlemektedir. Öte yandan savcılıklar ve mahkemeler açısından da yine aynı maddede tanımlı verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçu söz konusu olmaktadır. Özel dedektif derneğinin kararına göre: bu konuda bir an önce yasal bir düzenlemeye gidilmelidir ve durum derhal düzeltilmelidir. Diğer yandan mahkeme kararı öncesi hukuka aykırı olarak kaydedilen kişisel veriler mahkeme kararıyla dosyaya girse dahi bunların delil olarak kullanılması ve hükme esas alınması hukuka aykırı delil yasağının düzenlendiği TCK maddeleri ve Yargıtay’ın bu konudaki yerleşik kararları gereğince mümkün değildir.

Zira hem 135. maddedeki bu yönde bir düzenleme bulunmadığı için soruşturma ve kovuşturma makamlarının böyle bir yetkisi yoktur hem de şirketlerin elde etmiş olduğu veri hukuka aykırı olduğu için, zehirli ağacın kuramı gereğince, bunların sonradan hukuka uygun hale gelerek muhakemede kullanılması mümkündür. Dedektif bu şekilde hukuka uygun olarak delil elde edilip kullanılmasını istiyorsa hem 135. madde düzenlemesinde veri kaydı yapabilmeri için düzenleme yapılmalıdır.